Görüntüleme Tercihi Konu Görünümü | Tam Görünüm
Bayram Anıları Geldi Haanım! Sıcak Sıcak Tüketiniz


clock11-28-2010, 10:44 PM
Yorum: #1
Uzun bir süreden sonra tekrar merhaba sayın ahali. İlkokuldayken bayram tatili sonrasında öğretmenler "haydi çocuklar bayram anılarınızı anlatın" diyerek asrın en büyük hatasını yapardı. Veletlerin bayram anıları birbirinden ilginç olaylardan ibaretti. Şöyle ki;

Burnundan akan sümüğü, istikrarlı bir yolculukla dudaklarına doğru yönelen velet: Örtmenim biz bu bayrammm tatile gittiiik.

Örtmen: Nereye gittiniz çocuuum?

Burnundan akan sümüğü, istikrarla dudaklarına yolculuk yapan velet: Ananemlereee gittiiik.

Örtmen: Ananenler nerde yavrum?

Burnundan akan sümüğü, istikrarla dudaklarına yolculuk yapan velet: Kocamustafapaşa'da. (İstanbul'un bir semti.)

Örtmen: Çok farklı bir tatil geçirmişsinnn börtücaan. Arkadaşınızı tebrik edin çocukkllaarr.

Veledimiz fatih'te oturmaktadır. Fatih İstanbul'un bir semtidir. Daha da önemlisi kocamustafapaşa da Fatih ilçesine bağlı bir semttir. Bu uzun ve bol maceralı yolculukta veledimizin tek macerası, şekerlerin hepsini bitirmektir. Ve süper haber; şeker yerken velet sümüksüzdür. Malum bayram temizliği.

İşte bunun gibi çocukluğumuzda anlatmaya kıyamadığımız bayram anılarını, yetişkin halinizle anlatmanızı rica ediyorum. Buyrunuz benim anıma...

Bayramın ilk günü ebeveynlerimi ananeme yollayıp evi ele geçirdim. Kardeşcağızımın canı sıkıldığı içün birlikte sinemaya gitmeye karar verdik. Gitmeden önce en cimri halimize bürünerek, kimin ne kadar para harcayacağını hesapladık. Hesaplarımız tuttuğu takdirde, hem eğlenip hem cimri kalabilecektik. Avm'ye gidip fiyat sormadan bilet istedik. Nasıl olsa fiyatları biliyorduk. Verilen fişe bakınca kardeşimle kalp krizi geçirdik ama ölmeden atlattık. Bayram kazığı paha biçilemez! Büyük bir hata yaparak newyork'ta beş minare filmini seçtik. Film arasında lavaboya gidip kendimi dövdüm. Bu filmi seçen ben olduğum için kardeşimi dövemedim. O yüzden kendimi dövdüm. Film bittiğinde hayal kırıklığıyla aç karnımızı doyurmak için gıda bölümüne yöneldik. En ucuz menüyü seçmeye kararlıydık. Kasadaki abla "yalnız bu hamburgerler küçüktür" diye uyarsa da "ne kadar küçük olabilir ki" diye düşünüp ucuz olanda karar kıldık. Küçük! Gerçekten Küçük! O kadar küçük ki üç hamlede midemdeydi. Eve döndük ve uyuduk. Arada geçenler önemsiz. Vay efendim minibüsle giderken yolun ortasına işeyen çocukmuş, işaret parmağını burun kemiğine kadar sokup temizlik yapan kız çocuğuymuş. Bunlar önemsiz iğrenç ayrıntılar işte.

İkinci gün Şafomun yanına gittim. Amacım onu alıp sıcak yuvama getirmekti. Ancak trafik beni engelledi. Oraya vardığımda çoktan akşam olmuştu. Eve girer girmez "çıkıyoruz" dedim ve tembel kuzenimi dışarıya çıkmaya ikna ettim. Bir alışveriş merkezine gidip 5d filme girdik. Sonra oyun salonuna gidip bowling oynadık. Kamyon sürdük falan. Şafonun avuçladığı topu fırlatması görülmeye değerdi. Bildiğin kucakladı topu, akraba oldular. Ordan çıktık dondurma almaya karar verdik. Kapatmak üzere olan burger'ı ikna edip dondurmalarımızı aldık. Boş ve tenha otoparka doğru giderken, kuzenlerden biri kaşığı sapan gibi gerip diğer kuzene dondurma fırlattı. Bunun üzerine coşan şuursuz tosbağalar birbirlerine dondurma fırlatmaya başladı. Kocaman otoparkta deli gibi koşup "atarsan seni öldürürüm valla öldürürüm imdaattt" diye bağıran bir şuursuz gördüyseniz, o benim işte! Her yanım dondurma oldu, bak yine sinirlendim! Sokucam burun deliklerine vanilyalı dondurmayı, o olacak!

Bayramın son iki günü de şafomla birlikteydim. Güldük, eğlendik miskinlik yaptık. Her ayrıntıyı anlatırsam, ölmeden önce gördüğüm son şey klavye olur ki, bence hoş olmaz.

Bayram bitti ancak şafom benim sıcak yuvamda misafir kalmaya devam etti. İyi ki de kaldı. Cumartesi günü sultanahmetteki kore lokantasına gitmeye karar verdik. Şeyma heon'u da davet ettik. Ve huriyeyi. Ve gelebilecek diğer arkadaşları. Şeyma insanı ömrümüzü tüketti. Gelirim belki, gelemem belki, sürpriz yaparım belki, yapamam belki, gibi cümlelerle kılcal damarlarımı patlatmayı başardı. Nihayetinde plansız bir şekilde belkilerle boğuşarak buluşmaya karar verdik. Trafiğe takılan şeyma, sürekli olarak neden geç kaldığını mesajla bildiriyordu. Geç kalmayı alışkanlık haline getirmiş biri olarak, tabi ki şeyma insanına tepki vermiyordum Smile Şeyma ve ablaları gelene kadar şafomla garip pozlar çekme eylemine başladık. Hatta bi ara aslan heykelinin ağzına sigara koyup poz verdim.

Şeyma ve ablaları geldiğinde bizim garip pozlar verme eylemimiz sona erdi. Birlikte jin mi restoranına gittik lakin kapı duvardı ne yazık ki. İnternetten sıkı arkadaş olup sonra yüz yüze görüşen insanlara has bir eblehlik mevcuttu üzerimizde. Gerçi ben gayet rahattım lakin diğerleri ilk başlarda kasıldılar nihaha Smile Sultanahmette bir cafeye gittik ve garson çağırma işkencesine maruz kaldık. Bizim hanım kızlarımızın tiz seslerini duymayan garsona müdahale etme sırası bana gelmişti. İki kolumu kaldırarak "bakar mısınnnn" diye böğürünce garson geldi haliyle. Bu esnada şafonun (fatma şafak heon) "elini kolunu oynatma bi dur yaa" uyarısıyla "ayağımla mı çağırayım garsonu" tepkisini vermiş bulundum. Pişman değilim, yine olsa yine yaparım. Kızların hepsini ayrı ayrı çok sevdim. Şeyma, hayriye, zeynep ben şafo beşlisi olarak muhabbetimize diyecek yoktu. Bir ara zeyneple siyasi ve dini mevzulara daldık lakin diğerlerinin (ÖZELLİKLE ŞEYMA) keskin bakışlarıyla güncel muhabbetlere geri döndük.

Başlarda bahsetmediğim bir mevzu daha var. Biz şafoyla garip pozlar verirken bizi izleyen sapık hobbit, yaklaşık 2 saat boyunca bizi takip etti. Cafede otururken de yan masadaydı. Hayriye ile gocaman yüzükler takmış olduğumuz için, hobbitin yüzünü gocaman yüzüklerimizle dağıtma hayalleri kuruyorduk. Sapık hobbit, bizi beyazıt'a kadar takip etti. Arada dönüp çeşitli işaretlerle onunla konuşmamı istediğini belirtiyordu. Daha fazla dayanamazdım. Çocukları (fatma şafak, şeyma) önden yolladık ve huriye ile hobbitin yanına gittik. Bizim geldiğimizi görünce heyecanlandı ve ilk gördüğü tezgaha yöneldi. Mont satan tezgahcı amcaya "bunun fiyatı nedir?" diye sordu. Ben durur muyum hiç? Yanına yaklaştım ve gayet sakin bir üslupla "neden takip ediyorsun bizi?" diye sordum. Çünkü şuursuz hobbitlerin amaçlarını irdelemek gerekir. Benim bu sakin halim karşısında afallayan hobbit, "ne hı öyle mi " diye saçmalamaya başladı. Bunun üzerine tam olarak ne dediğimi hatırlamasam da "takip etmeyi bırakırsan memnun olurum. Sen de memnun olursun" gibi bir şeyler söyledim. Ve yanımda duran hayriye'nin beni kopartan, hala güldüğüm tepkisi şu oldu. "bizi takip etmeyin artık. Lütfen" Hem bağırarak tepkisini gösteriyor hem de takip etmemesini lütfetmesini istiyor Smile Hayriye iyi kız ya valla bak. Kızma hayriye. Montcu amca bunun üzerine "öyle miii satmıyorum lan ben de sana montu" diyerek hobbiti azarladı. Biz onları baş başa bırakıp yolumuza devam ettik.


Beyazıt sahaflar çarşısına girdiğimizde şuurumuzu kaybetmiştik. Kitapları okşadık, sevdik, bağrımıza bastık. Ben bir paket mat kuşe kağıt aldım, kaligrafi sanatımı icra edebilmek için. Şafo da kaligrafi kalemi ve korece sözlük aldı. Kitaplardan ayrılırken çok hüzünlendik ama kaderimize razı olduk. Kızları otobüs durağına kadar götürüp, biz de tramvay yolculuğu için adımlarımızı sıklaştırdık.

Eve döndüğümüzde yorgun bedenlerimizi koreanturk forumuna emanet ettik. Böylece bir bayramı ve bayram sonrasını daha hatırlaması hoş anılarla bitirmiş olduk. Gökten 3 elma düştü. Biri zaten çürüktü. Diğerini şafo yedi, çöpünü bile yedi. Üçüncü elmayı da kızlarla aramızda paylaştık. Şeyma'ya vermedik ama. Nihaha.
clock11-28-2010, 10:56 PM
Yorum: #2
yaaaaaaaaaaaaa ben bir elma size yokkk .burda laf mı atıyosunn yoksaa.
lennn günlerin en güzel anılarını yazmamışsın.beğenmedim yazınıı.
japon abimizi,sultanahmet gezisindekileri,alşıverişi,otobüsteki kokoşları,metrobüsteki sakızcı veledi yazmamışsın Cool
clock11-28-2010, 11:02 PM
Yorum: #3
Onlar özel kızım anlatıp da rezil mi edeyim bizi Smile onları da sen anlatıver Smile)
clock11-29-2010, 07:57 PM
Yorum: #4
Maide ömrümden ömür gitti okurken ve bu yazdığım ikinci yazım Allah'ım ya sabır. Beceriksizim bunu kabul ediyorum o kadar dil döktüm parmak döktüm sadece bir cümle silmeye çalışırken bütün o güzel emeklerim silindi balık burcu olarak hiç biri aklıam gelmiyor ( aslıda burcumu severim oyle unutkanlığımda bugibi şeyler dışında pek yoktur. Örenek A: okey oynarken heycanlı oynarım 1 taşa kalınca ve o taşda kalır benim beynim ve vucudumdaki her organ , vee okey çekerim ama herşeyimle 1 taş beklediğim için o taşı kendi elimle veririm! ) İşte benim bu buyum herşeyimle saflığımı da çaresizce kabul ediyorum Smile
Maide merak etme o muhteşem eserine yorum yapacağım ama bende sana aynı işkenceyi çektirmek istiyorum oku bacım saçmaladıklarımı Smile Ama yanlış anlaşılmasın Maide hanımcğım şahsen zevk aldım yazından lakin buluşma yazısına gelene kadar baya bi çırpındım XD
Gelelim benim bayramıma bende anlatacağım içimi dökeceğim şuan ruh bulanıklığındayım bende kendimi size en rezillikler'imle açıcağım aslında Maide ve Şafak hanımlar demem gerekir onlardan ümidim var sadece .
Tamam tamam başlıyorum kızmayın uzatmak istedim aslında ama bıktırmak istemem
Bayram sabahı muhteşem bayram sabahlarımızla aynı derecede geçti. Babamın açtığı Barış Manço bugün bayram şarkısı (son ses neredeyse) ve bi yandanda abimin oradan buraya bizi savurmasıyla ile birlikte son çare gözlerimi açtım ama 1 saat savaş içindeydim ev ahalimle.
Kahvaltımı her bayram yaptığım ve gelenek haline getirdiğim çikolata kahvaltısı halinde açtım ( bir kutu İETT çikolatasını mideme indirmiş bulundum )
Sonracığıma Hayriye ile her şeyimiz aynı olduğundan ( maalesef ayakkabıya kadar ) buda gelenek haline gelmiştir giysi savaşına girdik ve her bayram ki gibi mağlup olan ben olamadım
buna sizde şahitsiniz cici kuzenler )

İlk durak dedemin malikanesi oldu ama bu bayram o evde olmak istemedim .
Dedemsiz o evde ilk bayram geçirişimdi ve dedemi yeni kaybettiğimden bu bayram garip geçti vs vs Bütün aile orda toplandığı için ilk ve son durak orası oldu el öpmede ( 2 durağımız vardı açıkcası oda bir acı doğru )
Veee her müsait olduğumuz zamanlarda yaptığımız en hususi misaifrlik teyzemin kreşi evi oldu .
Ordan bizim gelinlik yapma işimiz bittiği gibi hop damladık kreşimize .

Sokağo admımı atar atmaz küçücük çocuklar etrafımı sardı ne oluyo dedim hepisi birden bayramın mübarek olsun ve hemen para istemekzlermi utanmazlar Smile hata bende ikizlere sokak ortasında harşlık hakkınızdır kızım diye bağrışmıştım ) kürt mahallesi olduğundan fıkır fıkır çocuk kaynıyo sokak sieeleyerek kurtuldum en sonunda.

Arkadaşımı istemeye geldiler en güzel bayram buydu Big Grin kahvelerini yaptım hem tuz hemde karabiber koydum acımasızca mutlu oldum. 2 tane yaptım yedekli olsun diyee Big Grin
( damat içti ama ) Misaifrleri septler sepetlemez başladık oyanamaya ve ben aştım kendimi ( bunun videosuda çekilmiş sormayın ) sonra damatın arkadadaşı gelirde aramıza karışmazmı ben sus pus kaldım ilk önce ama sonradan çoştum horon açılıncaa . damatın arkadaşı demiyorum ama bi fizik bir surat var allahım bi apaçi yaptı bunu kına gecesindede isterim diye bağrıştım açılın dedim ben ruh sevgilimi buldum Big Grin gece 3e kadar acaip delilikler yaptım iç içe mahlle olduğundanda 1e kadar son sesidi müzik . Şemame horon halay her daldan yeteneklerimi gösterdim. Ayrıntılı şekilde de anlatırım sizee , burda olmaz burası kalıcı!
Parkta delinin elinde taşla birlikte peşimizden koştuğunu hiç hele hiç soylemiyeceğim
Eyüpde iskender yerken garsonun 3. kere ekmek sepetini doldurduğunu hele hele hiç soylemiyeceğim.
Otobüsde hele hele tacize uğrayıp kakır kakır güldüğümü hiç soylemiyeceğim . Kuzenler saolsun diyorum!

Bayramım bi şekilde bitti ama deliye yani bana her gün bayram ama hergünümü anlatmaya kalksam herhalde siteden kovar admin .

Ve maideye sıra gelirr..

Maide hanım şeyma insanı ömrünüzü tükketti ha ben ne kadar dil döktüm sen biliyormusun ?
Gelene kadar akla karayı seçtim gece enişteciğimle kavga ettim suçlu oldum .Teyzem ve bi kaç uzak dostun ayrı laf dökmeleri var birde, ben 3. dünya savaşı açtım evdee nerdeyse oo hanımlara bakk sen :)Annem izin verdiğinden onların sözlerini hiç aldırmadım ama yanlış anlaşılmasın , anneme daha öndece hep anlatırm şafağın ne kadar iyi birisi olduğunu. Senden pek bahsetmedim ama huahah . Ablamın sabah gelmesi ile şeettim ben da
. Hayriye hanımada mesajlarınızı gösterdim flan misafirlikte olduğumuz için kurtulma hevesiyle bindik bi alamete gidiyoz kıyamate sözü ile kabul ettti. Misafrlikten geldik size..

Kıza bak siz gecelere kadar oturun sabah 1de kalkın 3de çıkın yola kim dedi. hıhhh
İnsan dedik geç gitmeyelim diye çabaladık be yazık Tongue
Ne güzel kuzen kuzen pozlar vermişsiniz .cici cici sapıkda takmışsınız peşinize . Ooo biz gelseydik adam baştan çekilirdi. Geç gelmişiz ne güzel işte adam ayıp olmasın diye takip etti. Lütfeniniz adam bi kere seviyeli bi adamdı ablam ona göre davrandı..

Keskin bakışımla ben sohbetinizi bölmekde haklıydım ama ben ve şafak sus pus kesildik . Konular oraya getirmek olurmu hiç ya bir KOREANTÜRK buluşmasında




Beni ablamlar yolda kınadı biliyormusunuz bunun deliliği bize diye utancımdan ben orda hanım hanım oturdum bidahaki buluşmamızda söz size kendimi herşeyimle göstereceğim



Yanlış tercih ben olsaydım yanında gazlardım seni hariyeyle ablamı gönderecektin önden çok yanlış, fatma ile bize büyük hakarettt. Esefle konıyorum seniii


Yazıyı burda sonlandırıyorum ama bilki içimi dökmek bu kadar uzun yazıyla mümkün olmamıştırr Tongue
Yazdıklarıma tekrar gözden geçirmek istemiyorum eğer yanlışım varsa acemiliğime verin LÜTFEN Big Grin Ruh bozukluğudur beni delirten!! etkilendiğim bir sözünle bitiriyorum...
clock11-30-2010, 04:45 AM
Yorum: #5
Amanın tekrar okuyunca yazılım hatalarım var kaptırdım kendimi düzgün yazayım dedim bu kadar çıktıı Big Grin artık okurkene dellenirsiniz Big Grin huahau ama ben hep dağınık yazdığımdan bu kadar toplu bir yazı sizi epey şaşırtıcak buna eminim Big Grin anlamak için 2 kere okuyunuzz puahhah Big Grin
clock12-05-2010, 12:28 AM
Yorum: #6
yaaaaaaaaaaaa şeymamm o miza ne öyleee.en sevdiğim sahnelerden biri.hemen asıl bulmuş imza yağmışş Cool
clock10-29-2015, 02:26 PM
Yorum: #7
"Örtmen: Ananenler nerde yavrum?

Burnundan akan sümüğü, istikrarla dudaklarına yolculuk yapan velet: Kocamustafapaşa'da. (İstanbul'un bir semti.)

Örtmen: Çok farklı bir tatil geçirmişsinnn börtücaan. Arkadaşınızı tebrik edin çocukkllaarr.

Veledimiz fatih'te oturmaktadır. Fatih İstanbul'un bir semtidir. Daha da önemlisi kocamustafapaşa da Fatih ilçesine bağlı bir semttir. Bu uzun ve bol maceralı yolculukta veledimizin tek macerası, şekerlerin hepsini bitirmektir. Ve süper haber; şeker yerken velet sümüksüzdür. Malum bayram temizliği."
Bayram temizliği(!) Smile
Çok çok beğendim. Eline sağlık gülümsettin.Smile




[-]
Hızlı Cevap
Konu




İfadeler
:) :s :huh:
;) :cool: :D
:P :angel: =[]
=# :{} :(
[Daha fazla göster]




Yararlı linkler: KT Kuralları, Kore, Kore Dizileri, izle
Site içerik sağlayıcı: Koreanturk.com (Official)