Görüntüleme Tercihi Konu Görünümü | Tam Görünüm
Nefessiz "Yarışma Birincisi Sevraa İçin"


clock12-14-2014, 03:01 AM
Yorum: #1
En korkunç senaryo-hikaye yarışması birincisi @~~Sevraa~~ için yazılmış olan tek bölümlük hikaye. Arkadaşımızın isteği üzere biraz gerilimli olacak hikayemiz. İlk kez bu konu üzerinde yazdığım için pek emin değilim. Umarım seversin canım. Aceleye geldiği için de üzgünüm Sad

İYİ OKUMALAR!!!


[Resim: images?q=tbn:ANd9GcS9BbSfhzuD2jw_mfWWmqO...mHj1J78ocP]

NEFESSİZ

Elini kalbinin üzerine götürerek nefes almaya çalışıyordu. Arkasına bakmaya cesaret edemiyordu. Başını hızla etrafa çevrilirken nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bildiği tek şey uzun süredir koştuğu ve şu anda ormanın en derinliklerinde yolunu bilmeden etrafına bakınıyor olduğuydu. Karanlık ormanı aydınlatan tek şey ise gökyüzünde kendisiyle alay edercesine parlayan dolunaydı. Derin bir nefes daha alarak çalılıkların arasına dalan Sevra koşmaya devam etmeye başlamıştı. Kurt sesleri, ağaçlardan gelen garip kuş sesleri tüm bedeninin ürpermesine neden oluyordu. “Lütfen yardım et!” bir yandan kaçmaya devam ederken diğer yandan da dua etmeye devam ediyordu. Ormanın derinliklerine ilerlerken arkasından gelen ayak seslerini kalbi ile duyuyordu sanki. Kan pompalamaya yetersiz kalıyordu kalbi korkudan. Beyni artık hareket etme yeteneğini ona yasaklıyordu sanki. Yere yığılan genç kız gözlerini gökyüzüne dikerek yanağından akan yaşların yüzünde iz bırakmasına izin vermişti. Gözlerini kapamadan önce beliren görüntüler kanının donmasına neden olmuştu. Oysa sabah her şey ne kadar da güzel başlamıştı.


Annesinin sesi hala kulaklarındaydı. “Sevra kalk kızım derse geç kalacaksın!” Sevra çamurlu elini yüzüne kapatarak iyice düşüncelere dalmıştı. Sabah annesinin kendisini uyandıran melodik sesini artık duyamayacaktı. Okuldan eve geldiğinde evin kapısını açık bulmuştu. Annesine seslenmesine rağmen cevap alamamıştı. Evin her bir köşesine bakarken evin dağınıklığı dikkatini çekmişti. Ağır adımlarla üst kattaki odalara çıkarken kalbi sıkışmaya başlamıştı. Kalbi sanki olanları hissetmiş gibi sessizce üst koridordan ilerlerken iniltiler duymaya başlamıştı. Kapı aralığından baktığında yerde kanlar içinde yatan annesini gördüğünde dudaklarının arasından bir hıçkırık kopmuştu. Annesi korkuyla gözlerini açarken başını güçlükle sallamıştı. Dudaklarını “Kaç!” diye oynatırken birden odanın banyosundan elinde bıçakla çıkan adamı görünce donup kalmıştı. Adam annesinin kıpırdadığını görerek üzerine doğru eğilmişti. Bir şeyler söylüyor ama Sevra ne söylediğini anlayamıyordu. Adımları yavaş bir şekilde geriye doğru giderken merdivenlerin başında ki saksıyı devirmesiyle koşmaya başlaması bir olmuştu. Evden dışarıya çıkacağı sırada ardından gelen sert kapı çarpması sesi ile daha da hızlı koşmaya başlamıştı. Gözlerinin önünde annesinin son hali ve adamın elinde ki bıçaktan başka bir şey yoktu. Hıçkırıkları boğazında düğümlenirken arkasına bakmıştı. Evin kapısından çıkan adamı görünce gözleri büyüyerek daha hızlı koşmaya başlamıştı. Evin ilerisinde ki ormanlık alana dalarak çocukluğundan beri dolaştığı ormanda izini kaybettirmeye çalışıyordu. Havanın kararmasına çok az kalmıştı. Şansı varsa karanlık olmadan yakalanmazdı. Şimdi ise o bildiği ormanlık alanda nerede olduğunu bilmeden bir ağacın dibinde takatsiz bir şekilde korkuyu tüm benliğinde hissederek uzanıyordu. Başının üzerinden uçan kuş ile korkuyla yerinden sıçramıştı. Ağzından kaçan çığlık yerini belli etmiş olabilir düşüncesi ile yeniden ayağa kalkmış ve ardına korkuyla bakarak ilerlemeye devam etmişti. Bir süre daha ilerledikten sonra karşısına çıkan ilk patika yola sapmıştı.


Karşıdan gelen sesleri duyan Sevra hızla çalıların arkasına saklanırken elini ağzına kapatmıştı. Sessiz olmaya çalışırken gelenlerin sadece çocuk olduğunu görünce derin bir nefes almıştı. Peki bu çocuklar bu saatte burada ne arıyordu. Yerinden çıkarak çocuklara doğru dönerek “Hey çocuklar nereye bu saatte?” diye sorduğundan çocuklar şüpheyle Sevra’ya bakmıştı. Üç çocuk önce birbirine bakarken bakışları yeniden Sevra’ya dönmüştü. Dikkatle onu inceliyorlardı. Üzerinde ki elbise çamura bulanmış, yüzü gözü çamur olmuş ve yara bere içindeydi. Kollarında ki sıyrıklardan sızan kan çocukların dikkatini çekmişti. Sevra onların dikkatle incelemesinden rahatsız olarak sorusunu yenilemişti. “Size sordum bu saatte nereye gidiyorsunuz, yakındalarda karakol var mı?” diye sormuştu. Çocuklar ona cevap vermeden genç kıza yaklaşarak etrafını sarmıştı. “Kimsin sen? Bu saatte ormanda ne yapıyordun?” gelen soru karşısında yutkunan Sevra onlara ne cevap vereceğini bilememişti. “Sadece yolumu kaybettim, şimdi karakola giderek evime götürmelerini isteyeceğim!” dediğinde ise çocuklar çarpık bir şekilde gülümsemişti. Ortada duran ve diğerlerden daha büyük olduğu belli olan çocuk ona bakarak “Bizimle gelin, bu saatte karakola gidemezsin. Karakol köye çok uzak!” dedi. Sevra iç çekerek onlarla gitmeye karar verirken bir yandan da etrafına bakınıyordu. Korku tüm iliklerine kadar işlemişti. Şuanda nerede olduğunu bilmiyordu ama sabah ilk iş karakola gidecekti.


Yaklaşık yarım saat sonra vardıkları köyde sessizlik hakimdi. Etraftaki evlerde ışık yanmıyordu. Acaba vakit o kadar geç mi olmuştu. Etrafa korkuyla bakarken çocuklar onu yan yola sokarak ilerlemeye başlamışlardı. Bir şeyler ters gidiyordu. Sanki aynı çemberin içinde dolaşıyordu. Neler olduğunu anlamaya çalışırken önlerine çıkan adamla genç kız çığlık atmıştı. Çocuklar ona bakarken adam çocuklara “Bir şey yok siz devam edin!” diye emir vermişti. Sevra sesi tanımıştı. Derin bir rahatlama yaşayarak “Kemal hoca?” diye seslendiğinde adam başını sallayarak onu onaylamıştı. Etraf çok karanlıktı. Adamın kolundan tutarak kendisini yürütmesi karşısında bir şey söylememişti. Birlikte tekrar ormana doğru yürümeye başladıklarında ise Sevra’nın bedeni ürpermişti. Hala yanlış olan bir şeyler olduğunu hissediyordu. Kemal hocada onu tedirgin eden bir hava vardı. “Annem beni merak etmiştir, siz burada ne arıyordunuz?” genç kız ona sorduğu soruya bir cevap beklerken aldığı cevapla duraksamıştı. “Size uğramıştım, annen seni merak ettiğini söyleyince seni aramaya çıktım. Dediğine göre ormanı seviyormuşsun!” genç kız yutkunarak ilerlemeye devam ediyordu. Birden ayağı burkulur gibi olunca yere dizlerinin üzerine düşmüştü. Ayağa kalkarken karanlık ortamda gözüne parlayan şey ile tüm kanı çekilmişti. Kemal hocanın sakladığı bıçak karanlıkta bile parlıyordu.


Sevra kendisini toparlayarak etrafına bakınmaya başlamıştı. Bu durum adamın da dikkatini çekmişti. “Bir şey mi arıyorsun?” ne yaptığını fark eden Sevra hızla adama bakarak güçlükle gülümsemişti. “Buraya daha önce gelmemiştim, etrafta tanıdık bir yer var mı diye bakıyordum.” Adam onaylarcasına başını sallamıştı. Bir süre daha ilerledikten sonra ikisinin de nefesi soluk soluğa kalmıştı. Sevra korkudan nefessiz kaldığını hissederken adamın neden bu şekilde nefes alıp verdiğini tahmin etmeye çalışıyordu. Belki de yorulmuştu. Genç kız ondan nasıl kurtulacağını düşünürken adamın boş bir anını bekleye başlamıştı. Bir süre daha yürüdükten sonra Sevra etrafı tanıdığını fark etmişti. Demek ki eve yaklaşmışlardı. Ormandan çıkamazdı. Ormandan çıkarsa bu onun sonu olurdu. Açık arazide daha kolay yem olacağını biliyordu. Yerinde duran Sevra adamın da dikkatini çekmişti. “Neden durdun?” diye soran Kemal hoca genç kızın tedirgin oluşunu hissetmiş gibiydi. Sevra rahatlamaya çalışıyordu yoksa kendisini ele verecekti. Sonunda nasıl söylediğini bile anlamadan “Benim tuvalete gitmem gerek, çok sıkıştım!” dediğinde adamın gerildiğini kolunda hissettiği elinden anlayabiliyordu. Kolunda ki parmaklar kasılarak etine batarken kabul etmesini sabırsızlıkla beklemişti. “Biraz sabret eve az kaldı!” genç kız bir adım atarken “Ben tutamam, bende hastalık var… Şey.. Yani kadınsal hastalık!” dediğinde ise gözlerini utançla adamdan kaçırmıştı. En azından adamın ondan utandığını düşünmesini istiyordu. Karanlıkta çakmak çakmak parlayan bakışlarından kendisini ele vermek istemiyordu. Sonunda adamın “Peki ama fazla uzaklaşma!” sözlerine karşılık heyecanla atılmıştı. “Tamam, az ilerde olacağım!” dedi. Sonunda adamdan biraz uzaklaştığında ayak seslerini ona duyurmaya çalışmış bir süre sonra duraksayarak beklemişti. Bundan sonraki adımları daha sessizdi. Birkaç dakika sonra kendisine seslenen adamın sesini duyunca vakidin geldiğini anlayarak hızla koşmaya başlamıştı. Adam onun kaçtığını anlayınca peşinden koşmaya başlamıştı. Aralarında ki uzaklık fazla değildi. Sevra koşmaya devam ederken nefesini düzenlemeye çalışıyordu. Bu şekilde koşmaya devam ederse ciğerleri soğuk havayı içine çekmekten iflas edecek ve bu da onun sonu olacaktı. Ayaklarına batan taşlara önem vermeden hızla koşmaya devam ediyordu. Peşindeki adamın “Seni küçük yalancı, benden kaçabileceğini mi sanıyorsun?” diye kendisine bağırması ise genç kızın kalbini deli gibi attırmaya başlamıştı. Beyninde sadece bir ses yankılanıyordu. Annesinin dudaklarından dökülen ama asla kulaklarına ulaşamayan o ses! “Kaç Sevra! Kaç!” genç kız annesinin kendisine seslendiğini düşünerek daha da hızlanmaya çalışıyordu. Bacaklarında takat kalmamasına rağmen pes etmemeye kararlıydı. Sonunda takıldığı ağaç dalı ile yere kapaklanırken kendisine doğru yaklaşan ayak sesleri yükselmeye başlamıştı. Kalkmak istiyor ama başaramıyordu. Geri geri sürünürken birden başında beliren gölge ile nefesinin kesildiğini hissetmişti. Zaten az sonra da nefesi tamamen kesilmeyecek miydi?


“Neden?” ağzından hıçkırıkla çıkan bu soru karşısında adamın alaycı sesini duyabilmişti ancak. Ay ışığının arkadan vurmasıyla adamın gölgesi kendi bedeninin üzerinde gölgeler oluşturarak ürpermesine neden oluyordu. “Annemi neden öldürdün? Biz sana ne yaptık, bun neden yapıyorsun?” Adam korkunç bir kahkaha atarken tükürür gibi konuşmaya başlamıştı. “Annen olacak o kadın her şeye burnunu sokmasaydı bunlar başına gelmeyecekti!” Sevra ne olduğuna anam veremiyordu. Bu admaın neden bahsettiğini bilmiyordu. Bildiği tek şey az sonra ölebileceğiydi. Elini geriye doğru attığında avucunun altında ezilen sert odun parçası dikkatini çekmişti. Gözyaşları yanağından aşağıya akarken bir kez daha geriye doğru sürünmeyi başarabilmişti. Adam belindeki bıçağı çıkarırken, genç kız geriye doğru kaçmaya çabalamıştı. Elinin altında ki dal odun parçası yeniden dikkatini çekerken bir yandan da adamın kendisine yaklaşmasını çığlık çığlığa izliyordu. Son hamleyle adamın kendisine salladığı bıçaktan kaçmayı başaran Sevra sonunda elindeki dal parçasını kaldırarak adamın karnına saplamayı başarmıştı. Gözleri karanlıkta korkunç bir şekilde parlayan adamın nefesi değişik bir şekilde azalmaya başlamıştı. Sanki birisi boğazını sıkıyormuşçasına duraksayan adam genç kıza doğru yeniden hamle yaptığı sırada eli havada asılı kalmıştı. Sevra hızla adamın altından çekilerek onun üzerine düşmesini engellemişti. Yerde acı içinde kıvranan Kemal hoca, Sevra’nın arkasından bağırıyordu. “Seni yakalayacağım, senin sonunda annen gibi olacak!” Sevra onu duymamak için kulaklarını kapatırken biryandan da nereye gideceğini bilmeden koşuyor, oradan uzaklaşıyordu. Ellerinde ki kanı önemseyecek zamanı yoktu! Tek düşündüğü şey şuanda hayatta kalabilmek ve annesinin öcünü alabilmekti….


YAZAR: MERMARİD
clock12-14-2014, 04:57 AM
Yorum: #2
Wuaaw tek kelimeyle muhtesemm Big Grin suan saat 02:54 gece gece ne kadar gerildim anlatamam gercekten cok guzel olmus abla ellerine saglik Smile okudum ve birde yorum yapmak istedim gercekten cok cok guzel olmus.. Smile Big Grin
clock12-14-2014, 05:29 PM
Yorum: #3
(12-14-2014 04:57 AM)Tuba (e.x.o) Nickli Kullanıcıdan Alıntı:  Wuaaw tek kelimeyle muhtesemm Big Grin suan saat 02:54 gece gece ne kadar gerildim anlatamam gercekten cok guzel olmus abla ellerine saglik Smile okudum ve birde yorum yapmak istedim gercekten cok cok guzel olmus.. Smile Big Grin

Teşekkür ederim canım pek emin olamadım..Sad Ama beğenmene sevindim.Umarım Sevra da beğenir!!!
clock12-14-2014, 06:02 PM
Yorum: #4
(12-14-2014 05:29 PM)mermarid Nickli Kullanıcıdan Alıntı:  
(12-14-2014 04:57 AM)Tuba (e.x.o) Nickli Kullanıcıdan Alıntı:  Wuaaw tek kelimeyle muhtesemm Big Grin suan saat 02:54 gece gece ne kadar gerildim anlatamam gercekten cok guzel olmus abla ellerine saglik Smile okudum ve birde yorum yapmak istedim gercekten cok cok guzel olmus.. Smile Big Grin

Teşekkür ederim canım pek emin olamadım..Sad Ama beğenmene sevindim.Umarım Sevra da beğenir!!!

ehehe ben biğendimki. Çok güzel olmuş.. Gördüm Sevra felan yazıyo Allah Allah bu ne yaa dedim. Bugün rahatsızım biraz geç algıladım nolduğunu. Okudum ama yorum yapamadıydıö.çok güzel olmuş Yasemin abla ellerine aklına gözlerine sağlık. Hele bî yerde gülesîm geldi ahah okuyunca. Benim üzerime olduğu için daha bi ilginç geldi bana. Kkk gerilim li korkulu şeylerden hoşlanıyomda. Yani katil Hoca dimi ehehe nasıl anladımda kaçmaya çalıştım ama kk. Cesaret fışkırıyp benden maşaallah. Ormanda ne güzel korka korka koştum aferin bana. Yanlız normalde koşamam o kadar yığılırım yere nefessizlikten giderîm direk.. performansım yerindeymiş o gün demekki kk...O çocuklardanda işkillendiydim ama bişi yokmuş. Bî gün ölecem ahahah. Çok teşekkürler tekrar. Ben çok beğendim tabikimsi
clock12-14-2014, 07:25 PM
Yorum: #5
Alıntı:
ehehe ben biğendimki. Çok güzel olmuş.. Gördüm Sevra felan yazıyo Allah Allah bu ne yaa dedim. Bugün rahatsızım biraz geç algıladım nolduğunu. Okudum ama yorum yapamadıydıö.çok güzel olmuş Yasemin abla ellerine aklına gözlerine sağlık. Hele bî yerde gülesîm geldi ahah okuyunca. Benim üzerime olduğu için daha bi ilginç geldi bana. Kkk gerilim li korkulu şeylerden hoşlanıyomda. Yani katil Hoca dimi ehehe nasıl anladımda kaçmaya çalıştım ama kk. Cesaret fışkırıyp benden maşaallah. Ormanda ne güzel korka korka koştum aferin bana. Yanlız normalde koşamam o kadar yığılırım yere nefessizlikten giderîm direk.. performansım yerindeymiş o gün demekki kk...O çocuklardanda işkillendiydim ama bişi yokmuş. Bî gün ölecem ahahah. Çok teşekkürler tekrar. Ben çok beğendim tabikimsi

Canım insanlar korktuklarında inan değişik bir şekilde cesaretleniyorlar. Ne yapacaklarının limiti yoktur. Sen kendinden beklemezsin ama o anki durumun seni şaşırtabilir. Beğenmene sevindim..Big Grin
clock12-14-2014, 07:36 PM
Yorum: #6
Tebrikler Sevraaa Big Grin Hikaye de çok iyi ellerine sağlık Mermarid. Big Grin








Yararlı linkler: KT Kuralları, Kore, Kore Dizileri, izle

Deneme bonusu - bahisnow - casinoslot - deneme bonusu - deneme bonusu veren siteler
melbet - dinamobet - süpertotobet - betsmove - casino siteleri - hansenmedical.com
casinoproffen.com - favorislot - https://www.phillwebb.net - aseansec.org


Site içerik sağlayıcı: Koreanturk.com (Official)