Görüntüleme Tercihi Konu Görünümü | Tam Görünüm
SS501 TURKEY 19. bölüm


clock07-07-2010, 09:51 PM
Yorum: #1
şeyda incinin kendi hayal dünyasında geliştirdiği ve bizi gerçekten güzelliklere sürükleyen hikayesidir.... finalden bir önceki bölümmm....
clock07-07-2010, 10:49 PM
Yorum: #2
Aşağı baktım.SENİ SEVİYORUM AŞKIM...............Gözlerimi kapattım.Kendimi terastan aşağı bıraktım.Kendimi aşağı bırakırken vücudumda birşeyler hissettim.Gözlerimi açtım.Cennettemiydim.???Hyun Joong karşımdaydı..
Ben:Hyun Joong...
Hyun Joong:Eylül...
Ben:Ne arıyorsun burada?Bıraksaydın ölseydim.
Hyun Joong:Deli misin sen?Ben sensiz ne yaparım?Sensizlik nedir bilmezken beni nasıl bırakırsın..?Beni sensiz nasıl bırakırsın?
Hyun Joong bana sarıldı.
Hyun Joong:Özür dilerim.Seni dinlemem gerekirdi.Diğerlerini dinlemem gerekirdi.Affet beni.Seni seviyorum.Hep sevicem.İnan bana ağızım sevmiyorum dese bile kalbim seni hep sevicek.Senin için atıcak.Dediğin gibi ben senden başkasını sevemem.
Ben:O kız?
Hyun Joong güldü.
Hyun Joong:O kız kuzenim.
Orada ki masaya oturduk.Herşeyi anlattım.Sonra gülmeye başladı.
Ben:Niye gülüyorsun ?Çok mu komik?
Hyun Joong:Evet.Ben senin üstüne çay dökmüştüm.Acısına nasıl dayandın?
Ben:Biliyor musun?Bana senin kadar acı veren olmadı.Her türlü acı yaşattın bana.
Elimi tuttu.
Hyun Joong:Bana da senin kadar aşkı veren olmadı....Eylül...seni seviyorum.
Ben:Ben de seni seviyorum.
Hyun Joong:Hadi aşağo inelim.
Ben:Tamam.İnelim.
Hyun Joong:Tekrar birbirimize döndüğümüzü kimseye söylemeyelim.Süpriz olsun diğerlerine.
Ben:tamma olur..
Önden ben gittim.Başka bir yerden Hyun Joong çıktı.Ki Bum yanıma geldi.
Ki Bum:Lavaboda sra mı vardı?Çok geciktin de.
Ben:Aaa!! şey midemi bozmuşum o yüzden bayağı kalmışım.Kusura bakma.
Ki Bum:Dedim sana içme diye ..
Ben:Tamam da niye kızıyorsun?
Ki Bum:Kızmıyorum...Sadece senin için endişelendim.
Benim başım döndü.
Ki Bum:Eve götürüyüm mü ?
Ben:Olur.
Heryerde kameramanlar vardı.
Ben:Bunlarda hemen doluşmuş.
Ki Bum:İşleri bu !!
Sonra garaja gittik.Benim tekrar başım döndü.Ki Bum'un kucağına düştüm.Sonra beni dudağımdan öptü.Nasıl öptüğünü hiç anlamamıştım.Kendime geldim.
Ben:Ne yapıyorsun sen?
Ki Bum:Şeyy!! kendimi tutamadım.Özür dilerim.
Ben:Ki Bum hala fırsat mı yakalamaya çalışıyorsun?
Ki Bum:Ben.....Evet yakalamaya çalışıyorum.
Ardından sarıldı.Onu ittim.
Ben:Ki Bum ne oluyor?Durup dururken ne bu samimiyet.Bırak ben Ece ablalar ile giderim.
Ece ablanın yanına gittim.
Ben:Ece abla ben eve gitmek istiyorum.
Ece Abla:Ne oldu? canım.
Ben:Kendimi iyi hissetmiyorum.
Ece Abla:Tamam canım Min Gyu'nun şoförü götürsün seni..
Ben:Tamam abla
Ece abla Şoföre haber verdi.Beni eve götürdü.Yatağıma yattım.Uyudum.İçim huzur doluydu...Hyun Joong ile tekrar bir aradaydık...Uyandım.Saate baktım.gecenin 12'si...Odalara baktım.Ece abla yatağına yatmış.Uyumuş.Üstünü örttüm...Başım çok ağrıyordu.Ağrı kesici içtim.Yattım.Uyudum.Sabah Ece ablanın şarkı söylemesine uyandım.Kalktım.Yüzümü yıkadım.Mutfağa gittim.Ece abla kahvaltı hazırlıyordu.
Ben:Bu ne mutluluk?
Ece Abla:Günaydın canım.Geç otur masaya...Kahvaltımızı yaptık.Ece abla şirkete gitti..Ben de bizimkilerin evine gittim.Kapının ziline bastım.Sanırım evde kimse yoktu.Kapının önünde merdivenlerde oturdum.Yaklaşık yarım saat kadar oturup bizimkileri bekledim.Sonra bizimkilerin minibüsü geldi.Ayağa kalktım.Jung Min önden yürüyerek geldiler.
Ben:Selam...
Jung Min selamıma karşılık vermedi.Suratları bir karış bana baktılar.Evin kapısını açıp içeri girdiler.Hyun Joong en son yavaş yavaş yürüyerek bana doğru yürüdü ve yanıma geldi.
Ben:Aşkım niye suratları bozuk.
Hyun Joong'un da bozuktu.
Hyun Joong:Sen daha iyi bilirsin.
Ben:Hiç birşey anlamıyorum...
Hyun Joong elindeki gazeteyi elime koydu.
Hyun Joong:Al bak.
İçeri girdi.Kapıyı kapattı.Gazateyi açtım.Baktım.Offff!! gazeteciler yine boş durmamış.Ki Bum'un beni öptüğü ,sarıldığı anları çekip üstüne de"SS501'İN ESKİ ÖZEL YARDIMCISI U-KİSS GRUBUNUN LİDERİ LE İŞİ BİŞİRDİLER." Ahhhh!! Bu gazeteciler ne kadar salak yaa!! Gazeteyi yere attım.Kapıyı çaldım.Hyun Joong açtı.
Ben:Beni dinle bak bu resimler ya...
Hyun Joong:Yalan diyeceksin.Orda film mi çekiyordunuz?Ben sana artık inanmıyorum.Güvenmiyorum da .Aşkının yalan olup olmadığını atıp tutan sendin.Hani gerçek aşk...
Ben:Hyun Joong bak.yine beni dinlemiyorsun.Ve hata yapıyorsun.
Hyun Joong:Nesini dinleyeceğim.Herşey ortada.Ayrıca bir hata varsa oda sana aşık olmam, güvenmem.Bundan sonra ben ve SS501 grubu seni görmek istemiyoruz.
Ben:Hyun Joong bu kadar kolay mı?Sen beni istemesen bile ben seni bırakır mıyım?
Hyun Joong:Merak etmiyorum.Ki Bum seni teselli eder.Seni öperek,sarılarak.Onun kollarında rahata kavuşursun.Ben seni elde edebilmek için daha fazlasını mı yapsaydım?.O zaman Ki Bum'un kollarından bana gelir miydin?
Hyun Joong bu sefer hattini aşmıştı.Çok ağır konuştu.Tokatı attım.Oradan koşarak uzaklaştım.Taksiye bindim...Ağlıyordum.Şimdi yine Hyun Joong'suz herşey bomboş anlamsız olucak.Bunu biliyorum....Yine son sözüm.Ben Hyun Joong'suz.Bu ömrü istemiyordum.Eve gittim.Koltuğa oturdum.Her zaman ki gibi aynı sebepten ağlıyordum.Hyun Joong beni nasıl Ki Bum ile düşünür.Diğerleri nasıl düşünür.Özellikle Hyung Joon kardeşi Ki Bum ile aramızda böyle birşey olmayacağını bile bile nasıl inandı.Ki Bum herşey senin yüzünden oldu.....Ki Bum ...Ki Bum...Tabi ya! Ki Bum Telefonu aldım.Ki Bum'u aradım.
Ki Bum:Alo! Eylül nasılsın?
Ben:Hiç iyi değilim...Konuşalım mı?
Ki Bum:Tamam konuşalım.Anlat ne oldu?
Ben:Burda olmaz yüz yüze konuşmak istiyorum.
Onunla bir yerde buluştuk.
Ki Bum:Eylül bu kadar neye gerildin?
Ben:Sana gerildim.Sen yaptın değil mi?Gazetecileri bilerek garaja getirttin.Beni takip ettin.Hyun Joong ile barıştığımı öğrendikten sonra bizi ayırmak için böyle bir plan kurdun değil mi? Konuşsana.Kendini savunsana.Sen böyle birimiydin?
Ki Bum:Siz tekrar bir araya mı geldiniz?
Yakasına yapıştım.
Ben:Ki Bum bilmemezlikten gelme.Gayet iyi biliyorsun.İtiraf et yoksa çok kötü olucak.
Biraz düşündükten sonra konuşmaya başladı.
Ki Bum:Evet ben çağırdım.Seni öyle ağlayarak koştuğunu görünce seni takip ettim.Sonra gazetecilerle anlaştım....
Ben:Niye yaptın?Niye bana bunu yapmaya devam ediyorsun.Yeon Ji derken sen çıktın .Bundan sonra gözüme gözükme.
Ki Bum:Eylül..
Ben:Sus.!!Yeter senden birşey dinlemek istemiyorum.Çünkü sende yalan söyleyeceksin.
Oradan hızlı hızlı yürüyerek ayrıldım.Hava kararana kadar gezdim.Sonra 5 tane kız bana doğru geldiler.Kızlardan biri"Hey! sen Eylül değil misin?"
Ben:Evet benim.
"Ben Shin Min Gi Yeon Ji'nin nerede olduğunu biliyor musun?
Ben:Ne?Yeon Ji mi?Ondan bir haberim olmadı...Ayrıca o benim ilgi alanım değil.
Min Gi:Baksana duyduk ki SS501'e kötülükler etmiş.Tabi...Sana da.Gel buna böyle bir güze dersini verelim.
Ben:Yeon Ji'nin dersini verdim ben.Gerek yok.
Hepsinin garip bir giyim tarzı vardı.Sanki...Serseri gibi.İçlerinden bir kız daha koştu."Benim adım Geum Sun Yeon bak biz dersten daha fazlasını vericeğiz.Eğer hırsını almadıysan..
Ben:Ben sizi anladım.Siz o kıza birşeyler yapıcaksınız.Sonra suçu üstüme atıcaksınız.
Bir kız daha konuşmaya atladı.Adıda Yu Jin.Bu kızın gözleri büyüdü ve konuşmaya başladı.
Yu Jin:Demirden korksak trene binmeyiz.Eğer istemiyorsan sorun yok.
Ardından Min Seo adlı kız ukala bir tavırla konuşmaya başladı.
Min Seo:Bırakın ya .Hadi gidelim.
Diğer 5. kız hiç sesini çıkarmadı.Onun adını öğrenememiştim.Ama her ihtimale karşı güvenemem.Düşmanlsrımız aynı olsa bile.Zaten sessizden korkucaksın.Sonra eve gittim.Aklım hala Hyun Joong'daydı.Off Off!!Kore'ye gelelim dedik.Geldiğimden beri yaşamadığım şey kalmadı.Sonra evin kapısı açıldı.Ece abla gelmişti.Telaşlı bir hali vardı.
Ben:Hoşgeldin.
Ece Abla:Hoşbulduk canım.
BeN:Hayır ola bu ne telaş?
Ece Abla:Sorma ya! Düğün tarihi 3 gün sonrasına alındı.
Ben:Nasıl yani?Niye?
Ece Abla:Min Gyu'nun işleri o zaman çok çoğalmış.Şirketin batması söz konusu olabilirmiş.
Ben:Hadi yaa!Kötü oldu bu.
Ece Abla:Ne yapalım artık. Bizde erken yapalım dedik.Senin niye suratın bozuk.
Ece ablaya anlattım herleyi.
Ece Abla:Takma kafana.Birbirinize dönersiniz yine.
Ben:Hiç sanmıyorum abla.Düğünden sonra gitmeyi düşünüyorum.
Ece Abla:Nereye?
Ben:Türkiye'ye.Dedemin yanına gidiceğim.
Ece Abla:Burada kalmayı istemiyorsan zorla tutamam.Ama ben hep burdayım.Bir derdin olursa...
Ben:Biliyorum abla..Sağol.
Akşam yemeğimizi yedik.Televizyon başına geçtik.Magazinlerde ben vardım.Ki Bum ve ben.
Ben:of ya!! Al işte abla gelde çıldırma.
Ece abla kanal değiştirdi.Ben olduğum yerde uyumuşum.Ece abla beni kaldırdı.Yatağıma yatırdı.Yanağımdan öptü.Annem gibi.Sabah kalktım.Yine kurulu kahvaltı masasına oturdu.
Ben:Bir kere ben kuruyum bu masayı.
Ece Abla:Aman! Boşver ha sen ha ben.Ne önemi var.
Kahvaltımızı yaptık.Ece abla işine gitti.Ben ise evde yine tek başıma kaldım...Hyun Joong'u bir kere bile aramayacağım.Diğerlerine de aşk olsun.Benmi böyle birşey yapabileceğime nasıl düşünürşer.?Telefonum çaldı.Baktım tanımadığım bir numara.Açtım.
Ben:Alo!!
????:Alo ben Shin Min Gi.Şu şuan Yeon Ji elimizde ilk aramak istediği kişi sen olduğunu söyledi.
Ben:Ne saçmalıyorsun sen?
Min Gi:Şunu diyorum.Buraya gelmezsen Yeon Ji'nin hayatından şüphe et.
Ben:Off!! Kızlar ne yaptınız siz?Tamam.Tamam geliyorum.Adresi ver...
Verilen adrese gittim.Eski bir fabrikaydı.İçeri girdim.Yeon Ji'yi bağlamışlar.Ağızını,burnu,başı ,kolları her yeri kan içindeydi.Yeon Ji 'yi öyle görünce derin bir nefes alıp verdim.
Ben:Aaaa!Kızlar ne yaptnız?Nedir bu kızın hali?
Yu Jin:Hiç biraz hırpaladık.
Ben:Siz serseri misiniz?
Sun Yeon:Niye şaşırdın ki?Biz sana neler yapacağımızı söyledik.
Min Seo Yeon Ji'nin saşından tuttu.Yere attı.Ağızından bantı çıkardı.Yeon Ji acıdan kıvranıyordu.
Min Seo:Yeon Ji hanım görmek istediğin kişiyi gördüğüne göre .Artık ölmenin vakit geldi.
Belinden silahı çıkardı.
BeN:Hey! hey hey.! Ne saçmalıyorsun sen.Hayatta herkes hatalar yapabilir.Ve bu hataların telafisi hiçbir zaman ölüm değildir.Gerçekten öldürecek misiniz?
Yu Jin:Evet..
BeN:Ahaha!Böyle birşey yapamazsınız.Siz kafayı mı yediniz.?
Sun Yeon:Gayet çok güzel yaparız.Hadi Min Seo..
Ben:Hey hey!!Bir dakika.Eğer böyle birşey yaparsanız sizi ihbar ederim.
Min Gi:Hımm!O zaman bir leşimiz daha olucak demek ki.
BeN:Siz gerçekten kafayı yemişsiniz.Sizi kim saldı sokaklara.Bakın ben ölümden korkmuyorum.Bırakın o kızı yoksa..
Min Gi:Yoksa ne?
Ben:Yoksa Yeon Ji'den önce siz buradan sağ çıkamazsınız.Şimdi şöyle bir anlaşma yapalım.Ben ve Yeon Ji gideriz.Sizde yolunuza gidersiniz.Yada...biz ikimiz ölürüz .Ama siz bizim kadar rahat olamazsınız...Ben ortalıktan kaybolursam ne olur?Sizi hemen bulurlar.Bakın kızlar hiçbirşey şiddetle çözülmez...Konuşarak çözülebilir.Benim de bir heseplaşmama vardı Amaona iyi bir ders verdim.Şimdi kızlar bırakın o silahları.Siz kızsınız.Böyle birşeyi nasıl yapmayı düşünürsünüz?.Ailenizi düşünün.Kendinizi düşünün.Yeon Ji'yi öldürünce ne geçicek elinize.Hiçbirşey..Berbat bir hayattan başka birşey olmayacak.
O 5. kız sonunda konuştu.Min Gi adlı kız konuşmaya devam etti.
Min Rin:Bence de kızlar ne yapıyoruz biz.?Hasta falan mı olduk.Bir anlık öfkemize yenilmeyelim.Hadi atın silahları.
Hepsi o kıza bakıyorlarıdı.
Min Rin:Tamam.İlk ben başlıyorum.
DEdi ve silahını attı.Sonra diğerleri biraz düşündü.Onlarda attı.
Min Seo :Sağol Eylül aklımızı başımıza getirdin.Bı kıza değmez.Hadi kızlar gidelim.
Min Rin:Kusura bakma bir an kendimizi aksiyon filminde zannettik. Böyle dedi ve güldü.Ardından bende güldüm.Ama Yeon Ji'yi görünce gülmem kısa sürdü.Kızlar gitti.Yeon Ji'nin başına gittim.Ona baktım.
BeN:Bir insan bu durumlara kadar gelebilir mi?Aklın başına gelmiştir herhalde.
Ellerini ve ayaklarını çözdüm.Yeon Ji zorlukla konuşamaya çalıştı.
Yeon Ji:E...Eylül....çok sağol.Sen olmasaydın....
Ben:bırak şimdi bunları ne diyeceğini biliyorum.
Yeon Ji'nin kolunu omuzuma attım.Ayağa kaldırdım.Topalayarak zorlukla yürüyordu.
BeN:Böyle olmayacak.En iyisi sırtıma almak.
Yeon Ji'yi sırtıma aldım...Dışarı çıkardım.Taksi çevirdim.Hastahaneye götürdüm.Hemen sedyeye acile aldılar.2 saat kadar bekledikten sonra polis geldi.Off şimdi onlara hesap vericektim.
Polis:Merhaba isminizi alabilir miyim?
Ben:Eylül..Eylül Deniz.
Polis:Bayan Kim Yeon Ji nasıl bu hale geldi.?
Al işte ne diyeceğim şimdi.O kızları anlatamam herhalde.
Ben:Bayanı yolda buldum.O halde gördüğüm zaman o halde bırakamazdım.Hemen buraya getirdim.
Polis:Bayan ile hiç bir tanışmışlığınız var mı?
Ben:Iııı!! onu bir partide görmüştüm.
Polis:Bu parti neredeydi?
Ben:Japonya'da bir doğum günü partisinde.
Polis:Hımm!tamam.
Ben:Peki ben gidebilir miyim?
Polis:Sorgunun yapıldığına dair bir imza atmanız gerek.Ondan sonra gidebilirsiniz.
Ben:Tamam nereye atıcağım imzayı?
Polis:Burası.
İmzaladım.
Polis:Teşekkür ederim.İyi günler.
Ben:Ben teşekkür ederim.Kolay gelsin.
Polis gittikten sonra tam nefes alıp oturacakken hemşire geldi.
Hemşire:Eylül Deniz siz misiniz?
Ben:Ahh!evet benim.
Hemşire:Bayan Kim Yeon Ji 'nin yakınını bulamadık.Şuan onun yakını olarak siz gözüküyorsunuz.Bu kağıdı alıp aşağıda ödemeyi yaparsanız iyi olur.
Ben:Nasıl yani??Neyse peki ...
Offff! Nerden çıktı bu ödeme.Of Yeon Ji başıma neler açtın haberin yok.Neyse aşağı indim.Ödemeyi yaptım.Allah'tan param yetti.Hastahaneden çıkmayı başardım.Derin bir nefes aldım.Ne gündü ama...Akşamı böyle etmiştim.Eve gittim.Ece abla evdeydi.
Ece Abla:Hoşgeldin..
Ben:Hoşbulduk.Ayyy! çok yorulmuşum.
Koltuğa uzandım.
Ece Abla :Ne yaptın da yoruldun?
Ben:Şeyyy! Ne olucak gezmekten yoruldum.
Ece Abla:Hyun Joong veya SS501 grubundan biri aradı mı?
Ben:Kimse aramadı.Araması mı gerekiyor?
Ece Abla:Yokk..Öylesine sordum.
Ben:Öylesine.Neyse ben banyoya giriyorum.
Ece Abla:Tamam canım yeni duş jeli aldım.Bak bakalım beğenecek misin?
Ben:Ece abla sende bir gariplik var.Duş jelinin nesi beğnilmeyecek ki.?
Ece Abla:Bende bir gariplik yok.Sana öyle geliyor.Niye duş jelinin kokusunu beğenmeyebilirsin.
Ben:Tamam.İlk siftah benden yani..
Ece Abla:Aynen öyle.
Banyomu yaptım...Banyodan çıktım.
Ece Abla:Saatler olsun.
Ben:Sağol.Duş jeli çok güzel kokuyor....
Gittim üstümü giyindim.Balkona çıktım...Hyun Joong aklımda hep onu düşünüyordum.Bana inanmayan birisiyle,olmuyacak bir şey için kendimi ümitlendirdim...Ümitlendirildim...Unut kalbim..Unut artık.Offf!! buralardan gitmek istiyorum....Geçmişe çizik atmanın zamanı geldi...Bu aşk güvenilmez bir köprü gibi.Ve köprünün diğer ucunda Hyun Joong var.Hyun Joong'a güvenipte köpreye bir adım bile atamıyorum..Korkuyorum..Korkuyorum çünkü Hyun Joong köprünün iplerini kesmesinden korkuyorum.Köprünün bir ucu Hyun Joong'tan kopupta ateş ile dolu bir havuzda yanmaktan korkuyorum.Yani herşey bitti....Odama gittim..Kağıt kalem aldım.Masaya oturdum.Yazmaya başladım.

"Hyun Joong seni gerçekten çok sevmiştim.Ve hala seviyorum.Ama sen benim aşkımı hafife aldın.Seni ne kadar sevdiğimi görmek bile istemedin.Ben senin aşkının ateşi ile yanarken sana güvendim.Elimi tutmana ezin verdim.Beni bırakmayacağına söz vermiştin.Ama elimi bıraktın.Beni ölüme sürükleyip kurtaran o adam tekrar elimi bıraktı.Bilmiyorum senin için bir oyuncak oldum galiba...Ama buraya kadarmış.Gidiyorum.....Gidiyorum çünkü burada kalmam için bir sebeb yok.Bir sebebin olduğunu sanıyordum.Ama kendimi kandırıyormuşum...Beni hazırlıksız yakalayan aşka yenildim.Gidiyorum....Aslında burada yaşadıklarımdan kurtulmak için...Elimi uzattığım yer elimi yaktı.İnsan bu elbet buna da alışır.Şuan ağlamamın sebebi sadece sensin.Bu son gözyaşlarım...Biliyor musun?Aşkta yalan.sevmekte yalan. bunun için ölmekte yalan.Değmeyen birisi için bunların yapılmasıda yalan.
Ben kalbimin sesini hiç kesmedim.Hep dinledim.Kalbim hep seni istedi.Ama olmadı.Kendine iyi bak.Umarım bir gün ikimizde gerçek bir aşk ile karşılaşırız...Sevda çölünde seni serap gibi görmek bana yeticektir. Hoşçakal.........

EYLÜL...."
Ağlıyordum.İçinde benim ismimde olan bir sevdada şanssızların içindeydim.Kağıdı katladım.Bir zarfın içine koydum.Ortasına"KİM HYUN JOONG" yazdım.Eşyalarımı toplamaya başladım.
Ece Abla:Eylül ne yapıyorsun sen?
Ben:Ece abla ben düğünden sonra gidiceğim.Yarın bilet alıcağım.Ve bu mektubu sahibine verir misin?Ama ben gittikten sonra tamam mı?
Ece Abla:Hyun Joong'a mı vericeğim.
Ben:Evet.Herşey için sağol abla.Beni buraya getiren sensin.Cebime para koyan sensin.Ailem öldükten sonra bana aile gibi yaklaşan da sen oldun.Sağol abla beni hiç yalnız bırakmadığın için ..Akıl almaz bir yolda yürüdüm...Yürüdüm.Başımı kaldırdım.Nerde olduğumu bilemedim.Kayboldum.Güney Kore macerası buraya kadarmış.Ve sonu çok güzel bir düğün ile sonlanıcak.
Ece abla ağlamaya başladı.Zaten bende ağlamaklıydım.Ben temelli kendimi bıraktım.kimizde ağladık.Birbirimize sarıldık.
Ben:Tamam hadi.Yataımıza yataklarımıza yatalım.Yarın annenler gelicek.Bir sürü hazırlık var.Erkekn kalkmamız lazım.
O akşam erken yattık.Ama kalbimde ve aklımda büyük bir boşluk vardı.Ailemi kaybettikten sonki boşluk gibiydi.Şimdi ki boşluk Hyun Joong'un boşluğuydu.
Sabah daha güneş doğmadan kalktık.Kahvaltımızı yaptık.Ece abla annelerini almaya gitti.Bende onlar için kahvaltı hazırlıyordum.Sonunda gelmişlerdi.Ordu gibilerdi.Ece ablanın bütün akrabaları,arkadaşları herkes vardı.Ece ablanın annesi ve babası arlarında kalbolmuştu adeta.Bu kadar insan eve nasıl sığardı...Ece abla şirketin oteline gönderdi.Akşama kına vardı.Ece ablanın annesi Aysel teyze kına,kına sepeti,kına çerezleri getirmişti.Güney Kore Türk usulü nasıl gelin olurmuş görücekti.Aysel teyze ile Ziya amca çok yorulmuşlar.Her hallerinden belliydi.Bütün gün oteldeki misafirlerle ilgilendim.Akşam nasıl oldu bilemedim.ece abla ve ordusu kuoföre gittiler.Ben ise evi toparladım.Evde kimse kalmamıştı.Ben normal sade bir elbise giydim.Altına da babet.Saçlarımı saldım.Az parlatıcı far ve kalem bu kadar..Kuoföre gittim.Ece abla koyu mavi bir abiye giymiş.Çok güzel olmuştu.Herkes gayet şık görünüyordu.
Ece abla büyük bir cafe ve otobüstü tutmuş.Ben otobüse yöneldim.
Ece Abla:Eylül nereye gidiyorsun?
Ben:Otobüse..
Ece Abla:Hayır sen benim sadıcımsın.Gel yanıma.
Ben:Tamam abla...
Bindik arablara cafeye gittik.Erkek tarafı çoktan gelmiş.Bizi bekliyorlardı.Baktım.Piyanist Türk.
Ben:Ece abla Allah seni nerden buldun piyanisti.?
Ece Abla:Türkiye'den getirttim.
Vayy!! Ece abla herşeyi ayarlamıştı.Güzel gece olucaktı.Piyanist elleriyle ve sesiyle döktürmeye başladı.Ece ablanın bütün yakınları oynamaya başladı.Ece ablayıda ortalarına aldılar.Bütün kız tarafı oynuyordu.Ben bir köşede ayakta onları izliyordum.ece abla bana gel işareti yaptı.Bende yok istemiyorum dedim.Onlar oynamaya devam etti.Erkek tarafı ise gülerek alkış tutuyorlardı.Sonra Ece abla bindallısını(Türk kına gecelerinde geline kına yakılacağı zaman giydiği kırmızı renkli giysi) giydi.Kınaya mumlar konuldu.Ellerimize mumlar verildi.Mumlar yakıldı.Kına tepsisi bana verildi.Ortaya sandelye konuldu.Işıklar kapanıldı.Kızlar ellerinde mum,her iki kız ellerini birleştirdiler.Ece abla ile altından geçtik.Kızlar bir yandanda türküyü söylüyorlardı."Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar.Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler..."böyle devam ettirdik.Ece abla ağlayana kadar söyledik...Sonunda ağladı.Önüne oturdum.Gülerek ve Korece;
Ben:Gelin elini açmıyorrrr...
Birde Türkçe'sini söyledim.Kaynana hazırlıklıydı ki ayağa kalktı.Yanımıza geldi.Biz altın beklerken.Kaynanamız beyaz altından künye taktı.Alkışlandı.Kınalarımı yaktık.Aysel abla bir köşede oturmuş ağlıyordu.Ki kişide meyve sularını ve kına çerezlerini dağıtıyordu.Sonra Min Gyu enişte geldi.Piyanis slow bir şarkı söylemeye başladı.Dans ettiler.
Piyanist:Alkışlar güzel çiftimiz için
Kız tarafı alkışlamaya başlayınca erkek tarafıda alkışlamaya başladı.Dans bittikten sonra Ankara havası çalmaya başladı.Min Gyu abi bizi şaşırttı.Ne güzel oynuyordu.Biz yandan da alkışlıyorduk.Ece abla elimden tuttu.Ortaya aldı.Min Gyu abi ile karşılıklı oynadık.Ece ablanın kulağına yaklaştım.
Ben:Ece abla Min Gyu abiyi al damat tarafına doğru oynayın.Bir tür karşılama gibi olur.Al enişteyi git hadi..
Ece abla Min Gyu abinin elinden tuttu.Erkek tarafının önünde oynadılar.Hepsinin güler yüzü ortamı akrabalıktan çıkardı.Daha yakın lduk birbirimize.Az daha oynadıktan sonra kına gecemiz bitmişti.Ece ablanın yakınlarını otele gönderdikten sonra damat tarafımız yemeye gitmek istediklerini söylediler.Ece abla beni de davet etti.
Ece abla:Eylül sende geliyorsun.
Ben:Yok ben eve gitmek istiyorum.
Min Gyu abi:Hadi Eylül kırma bizi.Maksat aileleri kanaşsın hadi.hadi gel.
Ben:Tamam.Çok ısrar üzerine geliyorum.
Min Gyu abi bizi çok büyük bir restouranta götürdü.Büyük bir masaya oturduk.Damat tarafında iki tane kız dikkatimi çektiEce ablaya sessizce sordum.
Ben:Ece abla bu kızlar kim.?
Ece Abla:Onlar benim müstakbel görümcelerim.
Ben:Hımmm!!
Yemeklerimizi yerken Aysel teyze birşey dedi.
Aysel Teyze:Yarın düğünde kızımı almaya gelirken evin önünde davulla zurnanın çalmasını istiyorum.Yoksa kızı evden çıkarmam.
Min Gyu abi ailesine izah etti.Kabul ettiler...Artık eve gitme zamanı gelmişti.Min Gyu abi bizleri eve bıraktı.Kına gecesi çok güzel geçmişti.Kore'lilerin ve Türk'lerin bir araya geldiğin bir geceydi.Yatağıma yattım.Gözlerimi kapadım.Yarın güzel bir gün daha beni bekliyordu.Ve Düğünden sonra umarım SS501 siz güzel günler beni bekliyor olucaktı...


......................19.BÖLÜM SONU..............

Yazan:Şeyda İNCİ
clock07-07-2010, 11:49 PM
Yorum: #3
her zmnki gbii süperr 20. bölüm ne zmn Big Grin Big Grin xD
clock07-09-2010, 02:16 PM
Yorum: #4
Şeyda hepsini okumam sadece 2 günümü aldı(annem saolsn yoksa 1 gnde bitiodu ya)
Süpersnnnn amaBig Grin
Ne şans yaaaa
EE 20 bölm ne zamannn????Huh
clock07-10-2010, 02:44 PM
Yorum: #5
Şeyda sen beni öldürceksiinintihar edicem
Ya 20. bölümü yüklednmi die saat başı siteye giriyoruummm
Okumazsam atarım kendibi Eylül gibibüyük gülüş
clock07-10-2010, 03:45 PM
Yorum: #6
şayda şehir dışına gitmiş gelince yazıckmış Big Grin beklicz artık :Big GrinBig Grin
clock07-14-2010, 02:18 PM
Yorum: #7
20. bölümü merakla bekliyorum
günde kaç defa girip bakıyorum ben bile sayısı bilmiyorum...
umarım en kısa zamanda okuyabiliriz final
iSmile
clock07-14-2010, 04:52 PM
Yorum: #8
Şeyda bizim için dööönBig Grinbüyük gülüş
Şarkı yazcam burdaabüyük gülüş
clock07-18-2010, 05:52 PM
Yorum: #9
ayy son bölüm ne zaman gelcek merak ettim Huh şeydacım ellerine sağlık.
clock07-27-2010, 07:32 PM
Yorum: #10
Şeyda abLaaa geLdin ama 20. böLm yookBig Grin
Ya bişi rica etcem arada Young Saeng imide mutLu mesut etsenBig Grin




[-]
Hızlı Cevap
Konu




İfadeler
:) :s :huh:
;) :cool: :D
:P :angel: =[]
=# :{} :(
[Daha fazla göster]




Yararlı linkler: KT Kuralları, Kore, Kore Dizileri, izle
Site içerik sağlayıcı: Koreanturk.com (Official)