Görüntüleme Tercihi Konu Görünümü | Tam Görünüm
Yıldızlar Geçidi 20. Bölüm


clock11-20-2010, 01:07 AM
Yorum: #1
20. Bölüm

Jun’un eli Ceyda’nın beline sarılmıştı. Onu öpüyordu. Ceyda ise sadece gözlerini kapatmış olduğu yerde duruyordu. Etraf karanlık ve serindi. Ama ikisinin de teni alev alevdi. Dudakları terliyordu. Heyecandan kalpleri durmuştu sanki.

Bu büyücü anı sonlandıran Lee Sang Ju’nun fotoğraf makinesinin flaşıydı. Jun da Ceyda da bunu fark ettiler. Jun Ceyda’dan kendisini çekti ve flaşın patladığı yere doğru koştu. Ama orada gördüğü şey bir hiçti. Jun geri geldiğinde Ceyda’nın bıraktığı yerde olmadığını gördü.

Ceyda o kadar heyecanlanmıştı ki… Odasına çıkmış, kapıyı da kilitlemişti. Duvara yaslanıp yere oturmuş bir vaziyette olanları düşünüyordu. Sonunda Jun ona beklediği kelimeleri söylemişti.
“Sana aşık oldum Ceyda.” Kulaklarında, aklında ve kalbinde bu kelimeler çınlıyordu. Mutluluktan gülümsüyor bir yandan ona karşılık veremediği için kızıyordu kendisine…

Sonra aklına Amerika’ya dönmesi gerektiği geliyor aklına… Bütün mutlu anı bir anda yok oluyordu. Oturduğu yerden kalktı ve yatağına uzandı. Gözlerini kapattı. Uyumak istiyordu. Ama kapatır kapatmaz gözünden iki damla yaş süzüldü. Her güzel şey gibi bunun da bitmesini istemiyordu. Onu seviyordu ve Kore’de kalabilecek kadar çok seviyordu.

Ertesi güne herkes dinç başlamıştı. Ceyda ilk uyananlardan olmuştu. Uyandığında evin hizmetçisinden başka kimse uyanmamıştı. Ceyda her zamankinden daha neşeli, mutluydu. Ama korkuyordu da. Sonuçta flaş patlamıştı.

Hemen hizmetçiden gazeteleri istedi. Gazeteleri teker teker inceledi. Bir şey bulamadı. Rahatladı. Son olarak bir magazin dergisine baktı. Gözlerine inanamadı. Magazin dergisindeki baş sayfada o ve Jun vardı.

Dergide “Hollywood’un masumu Ceyda Güney pekte masum değilmiş.” yazıyordu. Bu haberin altında Jun’la öpüştüğü fotoğraf vardı.

Haberi tam okudu. Haberde Ceyda ve menajerinin SS501’in evinde kaldığını, Jun’la aralarında bir şey olduğunu üstelik bu da yetmezmiş gibi Lee Min Ho’yla Kim Hyung Jun’u aynı anda idare ettiğini yazıyordu.

Ama bu gazeteci bu kadar şeyi nasıl öğrenmişti?

Ceyda’nın kafasına yavaş yavaş bir düşünce yattı. Jun’un öptüğü gece üstelik gazetenin fotoğrafı tesadüf müydü? Diyelim ki gazeteci Ceyda’yı sıkı takibe aldı, SS501’de kaldığını nereden biliyordu? Bu haberi basına sızdırmamışlardı. Off bütün bunların Ceyda için tek bir açıklaması vardı. Jun’un oyununa gelmişti.

Bunu düşünmek istemiyordu. Çünkü Jun’un böyle bir şey yapacağını ummuyordu. Ama aklı karışmıştı. Bu olanlara başka bir anlam veremiyordu.

Herkes birer birer sofraya geldiğinde kahvaltıya başladılar. Hyung Jun dün gece flaşın patladığı yere gidip geri döndüğünde Ceyda’yı bulamamıştı ve şimdi onun tepksini görebilmek için onu izliyordu. Duygularının karşılıklı olup olmadığını bilmek istiyordu. Ceyda’nın da kendisini sevdiğini sanıyordu. Bunu tüm kalbiyle hissetmişti. Ama gördükleri ona hayal kırıklığı yaşattı. Ceyda çok dalgındı.

Bunun anlamı neydi? Ceyda için bu yaptığı bu kadar anlaşılmaz ve beklenmedik bir şey miydi? Yinede mutlu olması gerekirdi. Ama şimdi hiçbir şey söylemiyor, gözlerini bir yere odaklamış yemeğiyle oynuyordu.

Bu sırada Şeyda’ya telefon geldi. Ceyda Şeyda’nın konuştuklarını anlamaya çalışıyordu. Şeyda:

--Merhaba efendim. Nasılsınız? Sanırım bugün iş olduğu için aradınız. Ne! Artık bizi istemiyor musunuz? Siz neyden bahsediyorsunuz? Dergideki rezalet mi?

Ceyda daha fazla dayanamadı ve Şeyda’nın elinden telefonu aldı. Göz ucuyla Hyung Jun’a baktı ve konuşmaya başladı.

--Söyleyeceklerinizi bana söyleyin, sizi dinliyorum.

Biraz sonra sesini yükseltmişti.

--“Benim özel hayatım sizi hiç ilgilendirmez. Beni bu gibi saçma bir sebepten dolayı istemiyorsanız siz bilirsiniz. Ben size meraklı değilim. İstediğiniz gibi olsun. Sizinle işimiz bitti.” dedi ve telefonu adamın suratına kapattı.

Ceyda etrafına baktığında diğerlerinin meraklı gözlerle kendisine baktığını gördü. Şeyda’ya baktı. Açıklama bekliyor gibiydi. Jung Min:

--Durup dururken neden bunu yaptın?

Ceyda şimdi ne diyebilirdi ki? Bir süre sessizlik oldu. Sonra Ceyda yerinden kalktı ve odasına gitti. Şeyda da peşinden gitti. Ceyda dışarı çıkabilmek için hazırlıklar yapıyordu. Şeyda:

--Neler oluyor? Dergideki rezalet dediği de neydi adamın ve sen buna sinirlenip neden adamı tersledin?

--“Şu anda aklım çok karışık. Nasıl söyleyeyim bilmiyorum.” Biraz duraksadı ve anlatamayacağını hissedince “Adamın dediklerini duydun. Dergilere bakarsan anlarsın.” dedi ve odadan çıktı. Bu durum daha fazla saklayabileceği bir şey değildi ve açığa çıktığında burada olmak istemiyordu. Evden çıktı.

Şeyda hizmetlilerden dergileri istedi ve salona geçip teker teker incelemeye başladı. Dergilerden birini açtığında baş sayfadaki haberi görünce şaşkınlıktan gözleri kocaman olmuştu. Haberin devamı daha da şaşırtmıştı.

Hyun Joong Şeyda’yı görünce yanına gitti ve o da dergiye baktı. Sonra “Oooo!” diyince Hyung Jun da merak edip o da yanlarına geldi. Hyung Jun kalakalmıştı. Dün gece flaşların geldiği yere gittiğinde kimse yoktu. Şimdi ise resme bakıyordu.

Az sonra hepsi dayanamayıp Şeyda’nın başına üşüşmüştü. Jung Min resmi görünce sırıttı. Hyung Jun’u kolunun altına aldı, saçlarını karıştırdı ve serbest bıraktı.

Saeng: “Bize neden söylemedin?”
Jung Min: “Sonunda itiraf edebildin ha. Aferin sana!”
Hyung Jun: “Üzgünüm Young Saeng Hyung. Ben Jung Min’e de söylememiştim ama o sanki en başından biliyormuş gibi yapıyor.”
Jung Min: “Ya! Söylemene gerek mi var? Çok belli ediyorsun.”
Hyung Jun: “Ama her şey daha da kötü oldu.” dedi üzgün bir ifadeyle.
Kyu Jong: “Dergiyi tam okumadın herhalde. Sana sinirli değil bence.”

Hyung Jun eline dergiyi aldı ve devamını okudu. Gerçekten sinir bozucuydu. Hyung Jun Ceyda’nın sinirini dergideki haber olduğunu anladı.

Umutsuzca “O da beni seviyordur değil mi?” dedi.

Şeyda: “Onun gözlerinin içine baktığında göremiyor musun bunu.”
Hyun: “Endişelenme bence de seviyordur seni.”

Hyung Jun’un keyfi yerine gelmişti. “Yaaa!” dedi ve şımarıkça gülümsedi.

Saeng Şeyda’ya baktı. Asıl anlamayan Şeyda’ydı. Ne kadar belli etmeye çalışsa da anlamamıştı ve şimdi Hyung Jun’a Ceyda’nın onu sevdiğini nasıl anlamadığını soruyordu. Saeng Jun’a “Tebrikler Hyung Jun. En iyi şekilde açılmışsın. Senin onu ne kadar sevdiğini anlamamasına imkân yok.” Dedi ve Jun’a bir yastık fırlattı.

Sonra Hyun Joong, Hyung Jun’u itti ve yere düşürdü. Jun düşünce Jung Min “Sandwich yapalım.” Dedi ve Jun’un üzerine atladı. Sırasıyla hepsi Jun’un üstünde sıralanmıştı.

Jun çığlık atıyo ve derin derin nefes almaya çalışıyordu. Şeyda daha fazla dayanamadı ve “Kalkın çocuğun üzerinde. Ceyda Jun’u 2 boyutlu görürse size kızar söylemiş olayım.” Diyerek kurtardı Jun’u.

Jun’un üzerinden kalkınca hepsi gülmeye başladı. Şeyda Ceyda’yı aradı ve şirketle görüşmek için onu ikna etti.

Şeyda evden çıktığında Kim Ki Bum da SS501’in evine gitmişti. Abisiyle ilgili haberi görünce olanları merak etmişti. Abi kardeş biraz sohbet ettikten sonra Ki Bum, Hyung Jun’u kutladı ve yarın gidecekleri konserde başarılar diledi. Sonra da o da evden çıktı.

Ceyda şirkete gittiğinde Şeyda kapının önündeydi. Birlikte ofise girdiler. Odadaki koltuklardan birine oturdular ve Şeyda’yı arayan koordinatör müdürü dinlemeye başladılar.

Müdür Ceyda’yı özel hayatıyla gündemde olmaya çalışmakla suçluyordu. Ceyda bu kadarına daha fazla katlanamadı ve ayağa kalktı. Tam kapıya yöneliyordu ki Şeyda kolundan tuttu ve “Sakin ol! Kore’de kalmak istiyorsan biraz daha sabredip bu işi kaçırmamamız lazım.” Dedi

Ceyda adama döndü. “Bu beyefendinin gönlünü mü etmemi istiyorsun? Ben istemiyorum.” Sonra da Şeyda’ya döndü ve devam etti. “Kore benim için çok yorucuydu.Artık Amerika’ya dönmek istiyorum.”

Şeyda Ceyda’nın kolundan çekerek dışarı çıkarttı.

Şeyda: “Ya Jun ne olacak? Sen de onu seviyorsun. Bunu çok net görebiliyorum.”
Ceyda: “Duygularım kırıldı.”
Şeyda: “Çocuk açıktan seni sevdiğini bütün Kore’ye haykırdı daha ne istiyorsun?”
Ceyda: “Dedikoduları daha da büyütmemek için otelde kalalım artık.”
Şeyda: “Konuyu geçiştirdin ama neyse. Tamam bu akşam taşınırız.” Dedi ve ikisi de şirketten çıkmak için hareket ettiler ki Şeyda karşısında Kim Bum’u görünce durdu.

Ceyda Şeyda’ya “En iyisi sizi yalnız bırakayım.” Dedi ve şirketten çıktı.

Kim Bum Şeyda’nın yanına gitti. Şeyda:

--“Sanırım bu son konuşmamız olacak.” Kim Bum şaşırarak:

--Son konuşma mı?

--Evet buradaki reklam işimiz yattı. Bir müddet otelde kaldıktan sonra Amerika’ya döneceğiz. Sen, sen benim için iyi bir arkadaş oldun. Amerika’ya gitsek bile seni unutmayacağım.

--Sende benim için hayat dolu biri oldun. Ama bu son konuşmamız gibi konuşman beni rahatsız ediyor.

--Son konuşmamız olmasa bile bundan sonra karşında zırlayan bir bebek bulamayabilirsin. Her şey için çok teşekkürler. Bana yaşattığın güzel anılar için.

--Gerçekten seni Kore’ye bağlayacak biri yok mu?

--Var. Yani bilmiyorum. SS501 var, sen varsın Jae Joong var. Ama Ceyda giderse burada kalamam. Yani beni yanında görmek isteyen en çok Ceyda’dır diye düşünüyorum.

--Yanılıyorsun. Ben, ben senin hep yanımda kalmak istiyorum.Baktığım her yerde seni görür ve düşünürken beni bu düşüncelerimle baş başa bırakırsan beni ölüme terk etmiş olursun.

Şeyda tebessüm etti. Kim Bum’un sözleri hoşuna gitmişti ama ona Kim Bum’dan ayrılmak çok üzücü geliyordu. Acılı bir ses tonuyla

--Bum inan bana bu tür vCeydalar benim için daima zordur. Seni bırakmak istemiyorum. Çünkü sen benim güneşimsin. Amerika’da güneş doğsa bile içimi asla ısıtmayacaktır.

--O zaman benimle kal.

Şeyda bu sözleri duymak istemiyordu. Çünkü “Öl!” dese ölecek bir konumdaydı. Bu sefer gözleri doldu. Ama kendisini tuttu. Ağlamamalıydı.

--Seninle mi kalayım? İyi de daha ne kadar arkadaşın kalabilirim.

Bum bu sefer Şeyda’yı kolundan tuttu ve ona sarıldı.

--Arkadaşım olarak değil, sevgilim olarak kal. Seni seviyorum Şeyda.


Şeyda bu sefer kalbinin atışlarına ve gözünden düşen damlalara engel olamıyordu.

--Bende seni seviyorum. Yıllar sonra bana kalbimin olduğunu hatırlatan insansın sen.

Bum onu kendisinden ayırdı. Eliyle gözlerini kuruladı. Yavaşça alnına dudaklarını yapıştırdı. Sonra aşağı inerek burnunun ucundan öptü. Bu sefer gözleri dudaklarına takıldı. Yavaş yavaş eğildi.

Şeyda’nın gözleri hala açıktı. Kalbi heyecandan fonksiyonlarını kaybetmişti sanki. Hiçbir şey yapamıyordu. Bum da bir o kadar heyecanlıydı.

O kadar heyecanlıydı ki onu öperken bir hata yapacağını düşünerek daha dudaklarına ulaşmadan yönünü yanağına doğru çevirdi ve yanağından öptü. Sonra tekrar sarıldı.

--“Benimle kalacaksın değil mi?” Şeyda düşünceli bir sesle:

--Ben seni tanıdığımdan beri seninleydim zaten.
clock11-20-2010, 02:08 AM
Yorum: #2
aaaahhhhhhhhhhhhhhhhhhh hemen 21 i eklemelisin ablacım Smile
ellerine sağlık Smile
clock11-20-2010, 02:57 PM
Yorum: #3
betüş 21 yükleeeeeeeeeeeeeeeeeee lol Big Grin
ama yok biliyorum yzınca hemen yüklee lol lol lol
clock11-23-2010, 12:20 AM
Yorum: #4
Hayır, Saeng kulaklarına inanamıyordu. Doğru mu duyuyordu?

Şeyda'yla Eda evden ayrıldıktan sonra onları takip etmişti. Amacı Şeyda'yı burada kalmaya ikna etmekti. Her ne kadar onu unutmaya çalışsa da becerememişti.

Gözleri doldu. Yapamazdı, artık elinden hiçbir şey gelmezdi.

Onu neden seviyordu ki? Gece uyurken, sabah kalkarken, yemek yerken, çalışırken hep bu soruyu sorup cevap bulamıyordu.

Ama şimdi bu gördüğü ve duyduğu sözler duygularına cevap vermesini sağlamıştı Saeng'in. Şeyda'yı seviyordu çünkü Şeyda ona yaşamadığı duyguları yaşatıyordu. Daha doğrusu yaşadığı fakat pek tadını bilmediği bu duyguların fazlasını yaşatıyordu.

Şimdi de aşırı bir duygusallığı yaşatıyordu zamanında güldürüp heyecanlandırdığı gibi.

Gözlerindeki yaşlara engel olamıyordu. Keşke gözlerinden akıp gitselerdi ve kimse görmeseydi.

Şirketten biri: "Beyefendi iyi misiniz?" dedi

Saeng gözyaşlarını silip "İyiyim. Sadece duymamam ve görmemem gereken şeyler duydum gördüm. " dedi. Saeng soruyu soranın cevabını beklemeyerek arkasına döndü ve koşarak gitti.

Şeyda'yla Bum o kadar mutluydu ki Saeng'i fark etmemişlerdi bile.

Saeng'in içi yanıyordu. Bu ateşi söndürmek için her zaman takıldığı bara gitti. İçecekti ta ki unutana kadar...

Eda ise bu ilişkiyi uzaktan izliyordu...
clock11-23-2010, 12:42 AM
Yorum: #5
saengimmmmmmmmm oppaaaammm o kadar üzülme yaaa boşverrrXD
süper betül thankssssBig Grin
clock11-23-2010, 12:48 AM
Yorum: #6
çok ilginç 2.defa okuyorum.bakalım ilginçleşmeye başladı bu hikaye.
clock11-23-2010, 01:01 AM
Yorum: #7
saenggggggggg allahımmmmmmmmmmmmm yazık yavrucağa yaaaa SadSadSad
betül süpersinnnnnnnnn lol
clock11-23-2010, 01:43 AM
Yorum: #8
Bu konu en son: 11-23-2010 tarihinde, saat: 01:46 AM düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: betul.dm
sağol asudem Smile burak abi sende mi okuyorsun Big Grin hem de 2.kere Big Grin evet işler tamamen değişiyor.
teşekkürler çiğdem ablammm Smile okuyan herkese teşekkürler Smile
clock11-23-2010, 02:14 AM
Yorum: #9
süper bir hikaye ya tam bir senaryo olur bu bence Smile) ellerine ve emeğine sağlık tatlım Angel devamını sabırsızlıkla bekliyorum Wink
clock12-16-2010, 01:22 AM
Yorum: #10
size süper bir haberim varrr Big Grin bizim hikayedeki aksaklıktan dolayı ilk önce özür diliyorum, ama artık bomba gibi bölümler tasarladık asudemle, artık yola asudeyle devam edicez ve muhteşem planlarımız var Big Grin şimdiden iyi okumalar Big Grin desteklerinizi esirgemeyin Smile




[-]
Hızlı Cevap
Konu




İfadeler
:) :s :huh:
;) :cool: :D
:P :angel: =[]
=# :{} :(
[Daha fazla göster]




Yararlı linkler: KT Kuralları, Kore, Kore Dizileri, izle
Site içerik sağlayıcı: Koreanturk.com (Official)